The Sopranos Konusu – İncelemesi

The Sopranos Konusu - İncelemesi

The Sopranos, 1999 yılında Amerikan HBO kanalında gösterime girmiş olan bir Suç dizisi diyebiliriz. Aslında Drama, Komedi, Suç gibi birçok kategoriye girebilir bu dizi ama hayatın içinden her şeyi anlatıyor diyebilirim. O yüzden sabit bir tanım yapabilmek zor. 

Özet olarak Amerika’da 1999 yılında başlayan ve 2007’ye kadar süren, İtalyan Amerikan bir suç yapılanmasını anlatıyor diyebilirim. Elbette bu suç yapılanması aklınıza soygun yapan, sürekli sağı solu tarayan adamlar olarak gelmemeli. Sopranos belki de şimdiye kadar yapılmış olan dünya üzerindeki en gerçekçi ve modern bir Mob dizisi. Zaten dizinin içinde dahi bu Cosa Nostra örgütüne çeşitli yakınlığı ve bağı bulunan oyuncuların olması, senaristlerin tüm senaryoyu bu şekilde işlemesi de bunun bir kanıtı. Sopranos’ta sürekli bir yerleri dağıtan, vuran kıran insanlar göremiyorsunuz. Dizi neredeyse gerçek hayatın birebir simülasyonu. Bu nedenle dünyanın en başarılı dizileri arasında gösterilip sayısız ödül almış durumda.

Bununla beraber dizinin hiçbir şekilde sıkmayacağını garanti edebilirim. Çünkü psikolojik anlamda dünyanın yine en iyilerinden birisi. Her karakterin ayrı tahlili ve altı sezon boyunca gösterdiği değişim, karakterler arası ilişkiler, diyaloglar, mafya yapılanmasının nasıl işlediği, mafya üyesi olanların aslında ne kadar normal bir hayata sahip olduğunu bize gösteriyor. Diziyi araştıran ve merak eden herkesin mutlaka izlemesini öneririm. Amerikalıların gündelik hayatında nasıl yaşadığını neler yaptığını, aslında bizden çok da farklı olmadığını görmüş olacaksınız ve sağlam bir Amerikan kültürü izlenimi edineceksiniz.  Yazının devamında biraz daha spoiler olabilecek şekilde inceleme, karakterlerin analizleri ve dizinin genel durumu yer alacak. Keyifli okumalar


Tony SopranoJames Gandolfini ‘nin canlandırdığı karakter. Belki de üzerine en çok şey yazılması gereken karakterlerden birisi. Detaylı olarak aşağıda bahsedeceğim ancak Tony Soprano, dizide mafya hayatına  Caporegime(kaptan) rütbesinde başlayıp gittikçe yükselen başrol karakterimiz. Evli ve iki çocuk babası. Tipik bir İtalyan-Amerikan erkeği. Altı sezon boyunca göstermiş olduğu gelişim ve ilerleyiş, insanları diziye bağlayan ve Tony Soprano hayranı yapan bir etken.

Silvio Dante karakteri Sopranos dizisinde Steven Van Zandt tarafından canlandırılıyor. Son yıllarda Lilyhammer adında başarılı bir dizide başrol oynayan Steven, Silvio Dante karakterini adeta yaşıyor. Tony Soprano’nun ekibinde en önemli isim olan ve zamanla mafyada Right Hand(Sağ kol) rütbesine gelen Silvio, Tony Soprano’dan sonraki mafyadaki en önemli karakter ve direkt olarak mafyanın yönetiminde bulunan bir isim. Aynı zamanda altı sezon boyunca Sopranos ailesinin en sevilen karakterlerinden birisi. Tam bir mizah ustası ve fikir adamı diyebiliriz.

Paul Gualtieri, Sopranos dizisinde Tony Sirico tarafından canlandırılan mafya karakteri. Dizide belki de izlerken en çok eğleneceğiniz karakterlerin başında geliyor. Kendine özgü mizacı, inanılmaz komik tespitleri ve sürekli insanlarla dalga geçip uğraşması sahnede görüldüğü andan itibaren izleyiciye keyif veriyor. Aynı zamanda Tony Sirico hakkında gerçekte de bir mafyanın Associate(bağlantı) rütbesinde bulunan üyesi olduğu biliniyor. Dizideki tüm karakterler gibi o da gerçek hayatında bir İtalyan-Amerikan.

Christopher Moltisanti, Sopranos’ta Michael Imperioli tarafından canlandırılan karakter. Diziyi ilk defa izleyecekseniz kesinlikle favori karakteriniz haline gelecek bir isim. Tony Soprano ile uzaktan akraba olan ve diziye Outsider(çaylak) rütbesinde başlayan Christ’in altı sezon boyunca en alt kademeden en tepeye çıkışı ve yaşadığı olaylar kendisine hayranlık uyandırıyor. Birçok kişinin Sopranos dizisinde favori karakteri olan Christ, özellikle Paulie ve Tony ile olan komik sahneleriyle çoğu kişinin hafızasına kazınmış durumda. Dizide Tony’ den sonra gelen en önemli karakterlerden birisi.

Sopranos’ta Corrado ‘Junior’ Soprano karakterini canlandıran Dominic Chianese de İtalyan kökenli bir oyuncu. Diziye ailede Caporegime(Kaptan) rütbesinde başlayıp zamanla Patronluğa yükselen Junior, aynı zamanda Tony Soprano ‘nun öz amcası. Tony’nin babasının küçük kardeşi olduğu için kendisine Junior Soprano da denilmektedir. Aynı zamanda kendisi çok iyi şarkı söylemekle birlikte, dizide de söyleyip ün yaptığı core n’grato(kırık kalp) şarkısının linki burada

Big Pussy Bonpensiero karakterini Vincent Pastore canlandırıyor. Dizideki en sevilen ve orjinal karakterlerden birisine sahip. Big Pussy lakabına sahip karakter, Tony Soprano’nun en eski dostlarından ve güvendiği adamlarından birisi olmakla beraber en çok kendisine iş paslar. Aynı zamanda Tony’nin oğlu Anthony Junior’un vaftiz babasıdır. Her ne kadar sonradan Tony ile araları açılıyor ve kötü şeyler oluyor olsa da, dizi boyunca Tony’i en çok etkileyen karakterlerden birisi oldu desek yanlış olmaz.

DiMeo Crime Family & Cosa Nostra

The Sopranos dizisinde Soprano Ailesi aslında DiMeo Crime Family ‘e bağlı bir yapıdır. Tony Soprano başta olmak üzere tüm aile üyeleri ve birinci sezonda gördüğümüz, sonraları kanserden ölen patron Giacomo “Jackie” Aprile aslında birer DiMeo Suç Ailesinin üyesi karakterlerdir. DiMeo Suç Ailesi 1950’li yıllarda New Jersey ‘ in kuzeyinde Dominic DiMeo tarafından kurulmuş bir yapıdır. Zaten Amerika Birleşik Devletleri genelinde Cosa Nostra yapılı Suç Aileleri 1930’lardan sonra, birinci dünya savaşından sonra İtalya’dan Amerika’ya göç eden İtalyanlar tarafından kurulmuştur. Amerikanın hemen hemen her yerinde Cosa Nostra örgütüne rastlamak mümkün. Hatta çeşitli Amerikan Mafyası Belgesellerinde Cosa Nostra yapıları anlatılır. “Amerikan Mafyası” tabiri aslında Cosa Nostra yani İtalyan Amerikanları anlatan bir deyim diyebiliriz.

Cosa Nostra, İtalya’da orjinali olan Omerta ‘ ya çok benzer. Hatta Omerta ‘yı anlatan dizi olarak Gomorrah ‘ gösterebilirim. Gomorah bugüne kadar yapılmış en popüler İtalyan Mafya dizisi. Sopranos ile aynı kategoride olsalar da birisi Saf Kan İtalyan Mafyasını anlatır, İtalya’da geçer. Örneğin The Sopranos’ da gördüğümüz bazı karakterler Saf Kan İtalyan tanımına uygundur. Furio Giunta  gibi.  Furio da, Feech Le Manna karakteri de İtalyan kökenlidir ve Amerika’da doğmamıştır. Büyüdükleri yer İtalya’dır ve İtalyan kültürüne hakimdirler. Omerta yasalarına göre yaşarlar. Gamorrah, Omerta, İtalya Mafyası çok daha vahşi ve ilkeldir. Amerikan Mafyası ve La Cosa Nostra yapısı ise kendini daha modernize etmiş, Amerikan yaşamına uyum sağlamış ve yeni bir kültür yaratmışlardır: İtalyan Amerikan Kültürü. Onların deyimiyle Italian American Society.

Cosa Nostra ve Omerta’ya geçmeden önce tekrar değinmek istediğim nokta şu ki, New York’un beş ailesi gibi aslında Amerikan Mafyaları kuruldukları isimlerle anılırlar. Örneğin John Gotti bildiğiniz gibi Gambino Suç Ailesinin liderliğini yaptı. Gambino Suç Ailesi de New York’taki ve ABD’deki en büyük Mafyalardan birisidir. Ancak bu mafyanın kurucusunun adı Gambino’ dur. Yani Gambino isimli patrondan sonra çok farklı soyadlarda patronlar değişmiştir. John Gotti de buna dahil. Aile Gotti Ailesi olarak değil Gambino Ailesi olarak adlandırılmaya devam eder. Aynı mantık Sopranos’ta da mevcut. Soprano Suç Ailesi her ne kadar böyle biliniyor olsa da resmi olarak 1950’de Dom DiMEo tarafından kurulan DiMeo Suç Ailesine bağlı bir yapıdır. 

Cosa Nostra ve Omerta Farkı

Hemen bir üst paragrafta da değindiğim gibi, Cosa Nostra Amerika’da oluşan mafyanın kullandığı deyim ve kültürdür. Cosa Nostra tabiri ilk olarak ünlü İtalyan Amerikan mafyası Charles ‘Lucky’ Luciano (İtalya’daki adı Salvatore Lucania)  tarafından ortaya atıldı. Aslında ortaya atılmak doğru bir tabir olmayabilir. Çünkü Cosa Nostra hep vardı. Sicilya’da 1600’lerden beri ortaya çıkan Mafya yapılanmasının oluşturduğu kurallar Omerta olarak adlandırılıyorken, Amerika Birleşik Devletlerinde ilk başlayan organize suç aileleri de bu Omerta kurallarını “Cosa Nostra” olarak adlandırdı. Lucky Luciano da ünlü New York’un 5 Ailesi olarak bilinen yapıda bir örgütün üyesiydi. (Aynı 5 aile The Godfather dizisinin de konseptidir) Lucky Lucianoi Masseria ailesinde yükseldi ve zamanla en büyük İtalyan Amerikan mafya liderlerinden birisi haline geldi. Lucky Luciano bir masa etrafında “Komisyon” adı verilen örgütü topladı ve İtalyan Amerikan Mafyalarını birlikte, uyum içinde, polislere ve diğer ırktan olan mafyalara karşı birlikte hareket edecek hale soktu. Bu nedenden dolayı Lucky Luciano önemli bir yere sahip ve bu birlikteliğin kurucusu ya da kurucu fikir babası diyebiliriz.

Bu yapı Komisyon ve Cosa Nostra kurallarıyla işlemeye başladı. Hiçbir aile üyesi polisle konuşamaz, polislerle arkadaşlık edemez, uyuşturucu kullanamaz(bazı aileler bu kuralı aksatmıştır) diğer aile üyelerini hedef alamaz, tüm aile üyeleri birbirini tanır ve saygı duyar gibi kurallar vardı. Burada “aile” derken Suç Ailesinden bahsediyorum bu arada. Tüm İtalyan Amerikan aileleri kendilerine suç organizasyonu derler. (Eğer ilgilenen olduysa, Broadwalk Empire dizisinde de Lucky Luciano ve Al Capone ‘un aynı dönemde nasıl yükseldikleri anlatılıyor) 

Daha sonra bu yapı büyüdü ve hala günümüzde, 2019 yılında varlığını sürdürerek devam ediyor. The Sopranos dizisinde de tam olarak işlenen yapı bu yapıdır. 1920’lerde Amerika’ya göç eden ve zamanla kendi kültürlerini yaşatmaya başlayan İtalyan Amerikalılar, Amerika’da tüm suç dünyasının kontrolünü ele geçirdi. Diğer ırktan olan bölgesel mafyalar(IRA, İrlandalılar, Yerli Motor Çeteleri-MC’ler, Hispanik Çeteleri, Karteller) her ne kadar yerel olarak güçlü olsalar da İtalyan Amerikan Mafyaları kadar büyük kitlelere ve organize güce ulaşamadılar. Bu yüzden bu yapıya “Organize Suç Aileleri” dendi. Organize suça karşı mücadele de “RICO” olarak bilinen yasayla güçlendi. RICO yasası birçok filmde ve Sopranos’ta sık sık geçer. Bunun anlamı bir yapı-kişi RICO’dan yargılanıyorsa çok ağır cezaya çarptırılır. (Sopranos ailesinde Junior Corrado ve New York ailesinin patronu Johnny Sack RICO davasından yargılanmıştır)

 

Sadece bu yönüyle bile Sopranos için çok büyük bir kültür ve mafya dizisi diyebiliriz. Burada bilinmesi gereken şey Sopranos başta olmak üzere Amerika’daki İtalyan mafyasının aslında Tam İtalyan – Saf Kan İtalyan olmadığı. Birçok karakter İtalyanca konuşmayı bilmiyor bile örneğin.(Gerçekte de böyledir) Bunu biraz daha Almanya’ya göç eden Türklere benzetebiliriz.(Ki Türkler 1960’lardan sonra göçleri yoğunlaştırdı. İtalyanlar Amerika’ya 1900’lerin başında gitti) yani gittikçe çocukları Türkçe konuşmayı unuttu ve olabildiğince Amerikan kültürüyle harmanlaştılar. Yine de İtalyanların büyük bir bölümü kendine ait kültürlerini yaşatırlar. Mafya yaşamında da böyle oldu ve “Cosa Nostra” yapısı ortaya çıktı. İtalyadaki mafyaya oranla daha klas, daha insancıl, daha modern, daha Amerikan bir yapı.

Sopranos Sezon ve İçerik İncelemesi

Yukarıdaki bilgilerden sonra artık biraz daha dizinin içine girebiliriz diye düşünüyorum. Dizi bildiğiniz gibi Tony Soprano ve ekibinin icraatlerini gösterek bize başlıyor. Burada Tony’nin çok yakın arkadaşı Jackie Aprile  kanser yüzünden ağır hasta ve birkaç bölüm sonra da ölüşüyle diziden ayrılıyor. Bu sırada Tony Soprano karakteri Caporegime rütbesinde. Caporegime, İtalya’dan gelen bir rütbedir ve Kaptan anlamına gelir. İtalyan  Amerikan Suç Aileleri bir patron ve altındaki Capo’lardan meydana gelir. Her Caporegime kendi ekibinin patronudur. Kendi işiyle kendi mekanlarında takılır ve her hafta patrona haracını öder. Tony Soprano da bu yapıda kendi bölgesini işleten, patronu Jackie’ye bağlı bir ekipti. Aynı zamanlarda Tony’nin amcası Corrado Soprano da aynı Tony gibi kendi ekibini işleten başka bir Caporegime ‘ydi. Hatta sonradan görüyoruz ki Corrado bir önceki patron öldüğünde Jackie Aprile ile patronluk için yarışıyor fakat kazanan Jackie oluyordu.

Jackie’den sonra ise Corrado rakibini Tony olarak görüyor. Çünkü herkesin gözünde uzun süredir Tony Soprano hem yaptıkları hem de aileyi idare edişiyle Jackie’den sonraki patron olarak göze çarpıyor. Fakat burada konu şu ki, Corrado Soprano kardeşiyle birlikte yürüttüğü bu suç örgütünde başından beri patron olmayı bekliyor. Abisinin ölümünden sonra da patron olmayı istemişti fakat gerçekleşmemişti. Şimdi de oldukça yaşlı haliyle patronluğu hak etttiğini düşünerek Tony’i kendine rakip görüyor ve ilk bölümlerde oldukça atışıyorlar. 

Junior Becomes New Boss

Tony Soprano bize burada nasıl zeki bir karakter olduğunu gösteriyor ve amcasını patron olarak tayin ediyor. Aslında bu esnada bile oldukça karlı bir anlaşma yapıyor amcasıyla. Birçok şeyin yönetimini kendine alıyor ve amcasına çok istediği patronluğu verdiğini söylüyor.

Başlığa yazdığım bu sahneyi hatırlayanlar olacaktır:  Junior Becomes New Boss

Sonraki sezonlar boyunca görüyoruz ki aslında ailenin gerçek patronu Tony. Amcasını çok iyi tanıdığı için onu oldukça iyi idare edip istediği her şeyi yaptırıyor. Üstüne bir de Amerikan Suç Ailelerine oldukça fazla kaynak ayırıp üstüne gelen FBI tehdidini bir nebze savuşturmuş oluyor. Çünkü tüm FBI Chartlarında(Aile ağaçlarında) ve muhbirlerinin edindiği bilgilerde Corrado Soprano patron olarak göründüğü için polisler zamanının çoğunu Junior Soprano ‘yu takip ederek harcıyor. Bu sayede de Tony Soprano işlerini istediği gibi yürütüp ailesini yönetiyor.

 

Tony Soprano ve Doktor Melfi

Dizinin belki de yapı taşı diyebileceğimiz bir alan burası aslında. Tony Soprano ve onun doktoru(psikoloğu) Doktor Melfi. İlk sezondan son sezona kadar Tony Soprano ‘yla sürekli ikili diyaloglarda gördüğümüz Melfi aslında bize çok şey anlatıyor. Dikkatli izleyenler fark etmiştir ki Tony neredeyse her adımını Melfi ile olan konuşmalardan yaptığı çıkarımlara göre atıyor. Örneğin kararsız bir aşamadayken, bunu Melfi’ye farklı bir şekilde anlatıyor. (Bir adam öldüreceğim demiyor da işten birisini çıkaracağım diyor örneğin) ve Melfi’nin verdiği tavsiyeleri uygulayarak patronluğuna devam ediyor. Hatta zaman zaman yaptığı mantıklı ve zekice hamleler sonrasındaki yüksek kazançları nedeniyle Melfi’ye teşekkür edip farklı hediyeler alıyor.

Elbette ikilinin arası sürekli inişli çıkışlı bir halde ilerliyor. Çünkü ilk defa şu an bahsedeceğim Tony’nin annesi Livia Soprano karakteri aslında Tony Soprano’nun narsist, bencil ve kötü yapısının oluşmasında en büyük etkenlerden birisi. Doktor Melfi bu durumu çok geçmeden fark ediyor ve Tony ‘e her fırsatta annesinin neden olduklarını anlatmaya çalışıyor. Elbette İtalyan kökenli sert erkek ve ailesine, annesine bağlı Tony bunu kabullenmeyip sürekli Melfi’ye sert çıkıyor. Ancak Livia, kendi öz oğlunu öldürtmeye çalıştıktan sonra Tony artık tamamen olayı görüyor ve annesiyle arasındaki bağı kesiyor. Sadece bu olay bile Melfi ile Tony’nin ilişkisini bize gösteriyor. Elbette Tony’nin tehlikeli hayatı ve Melfi ‘nin bir süre sonra her şeyi fark etmesi ikilinin arasını sürekli açıyor.

Yine de git gide iki iyi dost haline gelen bu karakterler her ne kadar hiç sevişmemiş olsalar da(Tony’nin dizi boyunca sevişmediği nadir karakterlerdendir, yüz kere denemiş olsa da) dizi boyunca bağlarını koparmıyorlar ve bize hem psikolojik hem de mizah yönünden eğlenceli sahneler sunuyorlar.

Dizinin İlerleyişi ve Genel Yapısı

Dizi bu yapılar üzerine kurulmuş şekilde her geçen sezon değişen karakterlerle ilerliyor. Elbette bazı dizinin temel taşı olan karakterler hiç değişmiyor. Örneğin Tony Soprano, Christopher Moltisanti, Silvio Dante, Paulie Gaultieri gibi karakterlerin 7 sene boyunca ilerleyişlerini ve karakterlerin geçirdiği evrimi çok net görüyoruz. Hangi kararların nasıl alındığı, en ufak hataların nelere mal olacağı konusunda dizi bize büyük dersler veriyor.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir